25 Ekim 2016 Salı

catch the real thing, first inside you

- neden ben?
+ ben seni istiyorum.
- sevmiyor musun beni yani?
+ severek istiyorum, isteyerek seviyorum.



christina aguilera - the real thing


23 Ekim 2016 Pazar

Sinema ve Filmler Üzerine: BLACK SWAN (SİYAH KUĞU) – ANALİZ

Sinema ve Filmler Üzerine: BLACK SWAN (SİYAH KUĞU) – ANALİZ: BLACK SWAN (SİYAH KUĞU) – ANALİZ PDF formatında indirmek için tıklayın . BÖLÜM-1 Açılış jeneriği. Tchaikovsky’nin “Swan Lak...

20 Ekim 2016 Perşembe

Lyric-97

Lyric hiçbir erkeğin buyruğu altına girmek istemiyordu. Sessizliğini görenler hakkında yanlış fikirlere varabilir fakat Lyric aslında asi kişilikli bir kadındı.
Bencilliği, egoyu, aşağılamayı kadında da erkekte de görmüştü fakat dünyanın başındaki koltuğa erkekler oturduğu için bu cinse karşı inadı vardı. Tabiki de hisleri ve duyguları da vardı ama hayır, tüm bu incitmelerden sonra gururu onların herhangi birinin buyruğu altına girmesine izin vermiyordu.
Özgürlüğü aşka yeğliyordu.
İşte bu yüzden gizli akademinin onun hizmetine sunduğu uşağı 97, ne kadar ilgisini çekerse çeksin, ona ne kadar sempati duyarsa duysun kesinlikle gerçekleri belli etmeyecekti.
Uşak deyince gözlerde alçak yerlere yerleştirilmesin hemen. Bu uşaklar, akademiyi uzunca bir süre deneyimlemiş ve akademide kendi bilgi denizlerinin dalgalarını beslemek dışında görevleri yeni katılan üyelere akademiyi tanıtıp kendilerini geliştirmelerine yardım etmek olan eski ve kıdemli üyelerdir. Kendileri kıdem kazanmadan uşaklarının gerçek kimliğini öğrenemeyen yeni üyeler aynı zamanda da üstleri olan bu kişilere önceden belirlenmiş numaralarla hitap etmek zorundadırlar.
İşte, bu akademide statü kavramları normalden farklı kullanılıyordu. üstünlüğüne rağmen uşak olmayı kendine yediremeyen üyeler oluyordu. Durumdan kaynaklanan sinirlerini aslarından kibirli iğnelemelerle çıkaran uşaklar da vardı ya da akademi kuralı gereği programını öğrencisine göre ayarlaması gerekirken tam tersini yapan ve öğrencinin eğitimine gereken özeni göstermeyenler. Bunlar önünde sonunda tespit ediliyordu, öğrenciler şikayete cesaret edemeseler bile ve akademiden atılıyorlardı.
Lyric akademiye ilk geldiğinde hemen bu gözlemi yapmış ve kendisine de böyle bir uşak verilirse diye endişelenmişti. Fakat neyseki ona kişiliğiyle uyumlu, sorumluluk ve görev duygusu gelişmiş; bunların yanında yeri geldiğinde bastırdığı liderliğini de keyif alarak kullanan tüm bunlara rağmen assı da olsa öğrencisine beyefendi havasında kibar tavırlarla yaklaşan akademinin üst düzey üyesi ve saygın uşağı 97 verilmişti.
Lyric aslında 97'ye karşı ilk günden giderek büyüyen bir hayranlık geliştirmişti. Hoşuna gitmese de bunun farkındaydı. Fakat bir birey olarak kendini kanıtlayabileceği böylesine güzel bir fırsatı ve uygun ortamı yakalamışken akademide yükselmesine engel olacak hiçbir şeye yeltenmeye niyeti yoktu. Burada akla hizmet ve mantıklı davranışlar, entelektüel amaçlar yüceltilirdi.
Yeni  bilgilerle uyanan öğrenme aşkı sayesinde hislerini bastırmak çok da zor olmamıştı üstelik Lyric için.
Daha ilk çalışmalarında 97 Lyric'teki bilgi açlığını ve zeka kıvılcımlarını görmüştü. Lyric'in merakı onu da heyecanlandırmış, soruları düşüncelerini tazelemişti. Aylar sonra bir gün Lyric kendi çalışmalarının yöntem ve gidişatı hakkında aklında bir şeyler oluşması için 97'nin araştırmasına bakmak istemişti. Araştırmayı inceledikten sonra birden gelen bir ilhamla Lyric, yarım saatte bir dahaki aya başlaması gereken ilk araştırmasının taslağını hazırladı ve koşarak 97'nin yanına geldi fakat gereğinden fazla bir ciddiyetle taslağını 97'ye uzattı. Bu, bir kıvılcımın da 97'nin gözlerinde yanmasına sebep oldu kısa bir an ve Lyric o kıvılcımı yakaladı. O kıvılcım Lyric'in gözlerine yansıdı. Lyric hazırdı. Kıdem yükselmek için başvurabilirlerdi. Ufak bir duraklama sonrasında ikisi de hırsla ayrı ya da beraber yürüttükleri çalışmalarına daha da asılmaya başladılar.

14 Ekim 2016 Cuma

Maya Angelou - Still I Rise çevirisi

STILL I RISE


You may write me down in history
With your bitter, twisted lies,
You may tread me in the very dirt
But still, like dust, I'll rise.

Does my sassiness upset you?
Why are you beset with gloom?
'Cause I walk like I've got oil wells
Pumping in my living room.

Just like moons and like suns,
With the certainty of tides,
Just like hopes springing high,
Still I'll rise.

Did you want to see me broken?
Bowed head and lowered eyes?
Shoulders falling down like teardrops.
Weakened by my soulful cries.

Does my haughtiness offend you?
Don't you take it awful hard
'Cause I laugh like I've got gold mines
Diggin' in my own back yard.

You may shoot me with your words,
You may cut me with your eyes,
You may kill me with your hatefulness,
But still, like air, I'll rise.

Does my sexiness upset you?
Does it come as a surprise
That I dance like I've got diamonds
At the meeting of my thighs?

Out of the huts of history's shame
I rise
Up from a past that's rooted in pain
I rise
I'm a black ocean, leaping and wide,
Welling and swelling I bear in the tide.
Leaving behind nights of terror and fear
I rise
Into a daybreak that's wondrously clear
I rise
Bringing the gifts that my ancestors gave,
I am the dream and the hope of the slave.
I rise
I rise
I rise. 

YİNE DE YÜKSELİRİM


Tarihe yazabilirsin beni
Acı, çarpık yalanlarınla
Salt pislik içinde ezebilirsin beni
Ama yine de, toz gibi, yükseleceğim.

Küstahlığım keyfini mi kaçırıyor?
Neden kasvete kapılıyorsun?
Çünkü oturma odamda pompalanan
Petrol kuyularım varmışçasına yürüyorum.

Tıpkı Aylar gibi, Güneşler gibi
Gelgitlerin kesinliğiyle
Tıpkı yükseğe sıçrayan umutlar gibi
Yine de yükseleceğim.

Beni kırılmış olarak mı görmek istedin?
Bükük baş ve düşmüş gözler?
İçli hıçkırıklar tarafından zayıflatılmış,
Gözyaşları gibi düşen omuzlar?

Kibirliliğim seni gücendiriyor mu?
Müthiş zor katlanmıyor musun?
Çünkü kendi arka bahçemde çıkarılan
Altın madenlerim varmışçasına gülüyorum.

Sözlerinle vurabilirsin beni
Gözlerinle kesebilirsin
Nefretinle öldürebilirsin
Ama yine de, hava gibi, yükseleceğim.

Seksiliğim keyfini mi kaçırıyor?
Şaşılacak bir şey gibi mi geliyor
Kalçalarımın buluşmasında
Elmaslara sahipmişçesine dans etmem?

Tarihin utanç barakalarının dışında
Yükselirim
Acı içinde kökleşmiş bir geçmişin ilerisinde
Yükselirim
Ben siyah bir okyanusum, sıçrayan ve engin
Fışkıran ve yükselen ben akıntıda dayanıyorum.

Terör ve korkunun gecelerini arkada bırakarak
Yükselirim
Harikulade berraklıkta bir şafak vaktine doğru
Yükselirim
Atalarımın bana verdiği armağanları getiren,
Ben kölenin hayal ve umuduyum.
Yükselirim
Yükselirim
Yükselirim.



13 Ekim 2016 Perşembe

çığlıklar var susturulan içimizde

Bir taraftan sanki ben yaklaşmadığım için samimiyet kuramıyormuşum gibi fakat öte yandan da kolay kolay samimiyet hissedemediğim için yaklaşmıyorum.
Konuşmam gerek biliyorum ama bazen gülümseyecek enerjiyi bile bulamıyorum.
Ruhum uzaklarda geziniyor, kayıp. Bağlantı kuramıyorum.
Paradokstan ibaretim.
Hayatım boyunca şu döngüden kurtulamayacak mıyım?

şüphe - düşüş - kendini sahiplenme - yükselme - kendini sevme - özgüven - şüphe - düşüş ___ her defasında bu aşamadan sonrası için güç bulabileceğimden emin değilim.

Ve aklımda bu döngüye ait bir soru daha yankılanıyor.

Neden defalarca bana ne olduğum söylenip duruluyor?! 
Bir ruh, bir kişilik defalarca aşağılanıyor, suçlanıyor, dışlanıyor, değersiz görülüyor, eziliyor.
Ayağa kalk ruhum, ayakta dur kişiliğim.
Söyledikleri gibi aşağılık değilsin, gördükleri kadar küçük değilsin.
Lütfen kalk ayağa, görsünler azametini.

Daha fazlasıyım
daha fazlasıyım
daha fazlasıyım
daha fazlasıyım
daha fazlasıyım

Biliyorum! 

Seni hapsetmek istiyorlar. 
Bütün kafesleri aç.




SOLANGE - DON'T TOUCH MY HAIR

2 Ekim 2016 Pazar

Rozita

Ne verecektim sana, kalbimi mi?
Ihımm, hayır, vermeyeceğim. Kalbimden geriye pek bir şey kalmadı ve kalan son parçaları da kendimi sevmek için kullanıyorum. Bana kadar yani güzelim!
Benim adım Rozita. Aradığın sevgi bende yok. Masallardan medet umma! Karanlığımla ayakta duruyorum ben.
Sevgi sözcükleri, hülyalı bakışlar... bunlar son derece rahatsız edici şeyler.
Güzellik dediğin uyuz nitelikleri kendine sakla. Ben olduğum gibi karşındayım, başka birinin hayalini hapsetme benim bedenime.
Aptal olma çocuk! Bu kollar sana açılmayacak.