3 Ocak 2018 Çarşamba

Saklama Rehberi

                                          

Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi? Eğer siz de benim gibiyseniz, birkaç temel gıda dışındaki hiçbir besin için net bir fikriniz olmadığına eminim. En basitinden, sizce elma ne kadar bir süre saklanabilir? Lezzetini, sertliğini ve tazeliğini yitirmemesi için ne yapmak gerekir? Oturup her besin maddesi için internette araştırma yapmanıza gerek yok: http://saklamarehberi.com, tüm bu bilgilere tek bir kaynaktan ulaşmanızı sağlıyor.

Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma tarafından hazırlanan (ve tamamen ücretsiz şekilde kullanılabilen) sitede; hamur işleri, süt ürünleri, meyveler, sebzeler ve et ürünleri ile ilgili merak ettiğiniz her bilgi yer alıyor. İlk olarak, tüm bu besinlerin ideal kullanım sürelerinin ne olduğunu, daha sonra da bu kullanım süresini nasıl uzatabileceğinizi öğreniyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi, derin dondurucu kullanmak tüm gıda maddelerin daha uzun süre dayanmasını sağlıyor. Ancak, örneğin karidesi derin dondurucuda saklayabilir misiniz? Peki ya yazın aldığınız, lezzetli ve sulu bir karpuzu derin dondurucuya koyup, kışın yiyebilir misiniz? Tüm bu soruların ve çok daha fazlasının cevaplarını Saklama Rehberi web sitesinde kolayca bulabiliyorsunuz. Hepsi bu kadar değil: Sitenin “Alternatif Bilgiler” bölümünde, evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden lezzetli tarifler yer alıyor. Evde nasıl mocha yapabileceğimi, meyvelerin kararmasını nasıl önleyebileceğimi, hatta unsuz kekin nasıl yapılacağını bile öğrendim. Laf aramızda, kot pantolonların derin dondurucuda temizlenebileceğinin de haberdar oldum! (Kotu fırçaladıktan sonra bir poşete koyup derin dondurucuda 1 gün boyunca bekletiyorsunuz.  Şaşırtıcı, değil mi?)

Türkiye’nin ilk gıda saklama rehberi olan http://saklamarehberi.com, beni şaşırtacak ölçüde bir içeriğe sahip ve her birini okumaktan büyük keyif aldım. Eğer sizin de bir derin dondurucunuz varsa, bu siteyi muhakkak ziyaret etmelisiniz. Derin dondurucunuz yoksa bile gıdaları nasıl daha sağlıklı tüketebileceğinizi, ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi ve basit, pratik, lezzetli tarifler ile ipuçlarını Saklama Rehberi web sitesinden öğrenebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

14 Aralık 2017 Perşembe

nina ve reyhan

   Nina sınavdan erken çıktığını düşünmüştü fakat görünüşe göre ondan daha erken çıkanlar da vardı. Sanki hiç girmemiş gibi rahat, arkadaşlarıyla etrafta dolaşan sınıftan tanıdığı insanları görüyordu. Bu konuda bile kendini geçen bir sürü insan olduğunu düşünürken duvar kenarında oturduğu bankın yanında saksıda duran bitkiye bir kız yaklaştı:

- Kırılmış, koparalım da böceklenmesin, diyerek kırılan parçayı koparıp ilerideki çöpe attı, arkadaşıyla giderken.
 
   Kuru gövdenin yanındaki filiz belki de kırılan kısım gittiği için Nina'ya olduğundan daha taze daha güzel göründü. Tam filizle bakışarak düşüncelere dalacaktı ki yan tarafındaki koridordan bir gürültü geldi. Dönüp baktığında kahvesini ve bir kitabını düşürmüş olan Reyhan'ı gördü. Taşıyacak az eşyası varmış gibi bir de kahve almış eline! Hey Allah'ım tabi düşürürsün. Yardıma koştu; o kitapları tutarken Reyhan da çantasından çıkardığı ıslak mendille üzerini sildi. Yere dökülen kahve için de görevliye ricada bulundular.

- Neden yanında bu kadar kitap taşıyorsun hacı, okuyor musun hepsini, diye sordu Nina kaşları çatık. Bunun üzerine Reyhan bilgiçlik tasladığı zamanlar olduğu gibi dudaklarını büzüp kaşlarını her kelimede oynatarak:

- Bende bilgi açlığı var canım hem kitaplarımı yanımda taşımak bana iyi hissettiriyor, gün üçünde hepsini okuyamasam bile. Belki bilmiyorsun ama içedönük olduğum için böyle şeylerden hoşlanmam normal, diye cevapladı Nina'yı çekinmeden.

- İçedönüklük de ne kıl dönmesi gibi, diye tepki gösterdi Nina tek kaşı kalkmış fakat hala çatık vaziyette. Bilgisini göstermek ve paylaşmak için yakaladığı fırsatın ufak neşesini yaladı Reyhan.

- Hepimiz farklı kişiliklere sahibiz değil mi? İçedönüklük (introvert) ve dışadönüklük (extrovert) de kişilik özelliklerimiz arasında. İçedönükler, dışadönüklere göre biraz daha sessiz tiplerdir ve yaygın kanının aksine bu onların utangaç olduğu anlamına gelmez. Utangaçlık, dişadönüklüğe ya da içedönüklüğe bağlı değildir. Dışadönükler, insanlarla iletişim halindeyken canlanırlar, dinlenmiş olurlar. İçedönüklerin ise dinlenmek ve işler hale gelmek için yalnız geçirecekleri zamana ihtiyaçları vardır. Dışadönükler aynı anda birçok insanla etkileşim halinde olabilirken içedönükler teke tek sohbetlerde iyidirler. Dışadönükler fazla uyarana ihtiyaç duyarlar, içedönükler ise beyindeki iişlem süreci daha dolambaçlı olduğu için çok sayıdaki uyaran birarada oldu mu yorulur. Bir de ambivert vardır; ikisininde özelliklerini taşıyabilir. Mesela yeni girdiği bir ortamda içedönük gibi sessiz dururken sevdiği insanların yanında dışadönük kadar hareketli ve coşkuludur. Sanılmasın ki içedönükler hep suskundur. Ben şu an seninle konuşkan bir anımdayım Nina. :) İçedönüklerin en tuhaf özellikleri kendilerini rahat hissettikleri kişilerin yanında keşfedilir. Onların suskun durmasının nedeni düşündükleri kadar konuşmamalarıdır. Bu yüzden içedönükleri çözmek zaman alabilir. Ambivertler kafa karıştırır. Dışadönükler bazen sinir bozucu olsa da genelde insanları onlar biraraya getirir.

- Vauv, nerden öğrendin bunları. Ah, kitaplardan tabiki. :D Sanırım ben de içedönüğüm nasıl emin olabilirim?

- Geçen sene sunum konumdu o yüzden baya araştırma yapmıştım fakat internetten de bilgi alınabilir. Testleri de mevcut internette. Hatta daha ayrıntılı bilgi istersen Myers-Briggs Kişilik Testi'ni çözebilirsin, ben iyi buluyorum. ;)






12 Aralık 2017 Salı

reyhan

   Reyhan kahvesi ve kitaplarıyla zar zor sınıfta arka sıraya yerleşti. Bu sabah saçlarını tarayamamıştı. O yüzden dalgalı olan saçları darmadağındı. Gözlerini açık tutmak için büyük mücadele veriyordu. Üstelik deneysel psikoloji dersinin  hocasını da dinlemeyi başaramamıştı yaklaşık bir dönemdir. Hocanın sıkıcı anlatımından mıydı yoksa derse ilgisi mi yoktu çözememişti. Eli yanağına dayalı baygın halde sınıfın çoğunluğunu oluşturan kızları izliyordu: Biri dört seferdir bozup aynı şekilde tekrardan toplamıştı topuzunu, diğeri telefon kamerasını açıp açıp kendine bakıyordu; ne kadar da saçma görünüyordu çeşit çeşit fakat her gün verdiği pozlarla!
   Reyhan gibi arka sıralarda oturan kız, en arkada, herkesi düşündüğünü belirten, sürekli nasıl biri olduğundan bahseden ya da ne kadar meşgul olduğunu söyleyen kızdı. Bunlara rağmen bu kızla pek bir sorunu yoktu, diğerleri gibi değildi çünkü. Daha entelektüel fakat insanları küçümseyen elitistlerden değil, biraz hayalci, üretken, cesur ve kendine yeten bir bireydi. Sanırım Reyhan'ı rahatsız eden şey kızın ona benzeyen yanlarının fazlalığı ve bununla beraber dışadönüklüğüyle bunları sürekli dile getirmesiydi.  Bu ona özelliklerinin çalındığını hissettiriyordu belki de. Çünkü Reyhan içedönüktü ve gerek olmadıkça kendinden bahsetmekten hoşlanmazdı.
   Kahvesinin yarısını içmişti ve vermiş olduğu uyarılmışlık sonucu görevine başlaması gerektiğini düşündü. Kabarık saçlarını iki eliyle geriye yatırdı sonra da çantasından çıkardığı bordo renkli deri not defterine tüm gözlemlediklerini yazmaya koyuldu, 97'nin istediği gibi. Yazarken kendine geliyordu, o kızın anlatarak çaldığı özelliklerini yazarken geri kazanıyormuşçasına güçlenmiş hissediyordu.

http://assets.signature-reads.com/wp-content/uploads/2017/02/coffee-and-books.jpg